Kaş zengin tarihi yanında gün geçtikçe daha çok rağbet gören trekking, dağcılık, rafting gibi doğa etkinlikleri için de sayısız olanaklar vermektedir. Doğa ile başbaşa olmak isteyenler için Gömbe'deki Yeşilgöl ve Uçarsu Şelalesi iyi bir seçenek oluşturmaktadır.

Akdağ'ın dibinde bulunan Gömbe, Kaş'tan 70 km uzaklıktadır. Akdağ ise Batı Torosların Kızlar sivrisinden sonra en yüksek zirvesidir. Burada bulunan küçük göller de doğanın büyüleyici parçalarıdır. Gömbe'de Komba antik kenti, buradan 13 km uzaklıkta Sütleğen yakınındaki Meryemlik'te Nisa antik kenti vardır. Burada da mezarlar, agora ve tiyatro kalıntıları izlenebilir. Kasaba yakınında da Kandyba antik kenti yer almıştır.

Kaş'ın bir özelliği de bazı harabe yerlerine yaya olarak gidilebilmesidir. Örneğin Kaş'a 12 km uzaklıktaki Phellos'a yürüyerek güzel bir gezi yapılabilir. Phellos harabeleri Çukurbağ ve Pınarbaşı köylerinin hemen üzerindedir.

Kaş ilçesini 10 km geçip Demre sapağından 60 km sonra ulaşılan Kaş'ın merkez yaylası Gömbe, Hıristiyanlık zamanında piskoposluk merkezi olarak önem kazanmıştır. Çevredeki kilise ve lahitler günümüze gelebilen kalıntılar arasındadır. Yaylamızın önceleri Komba olan adı, zamanla Gömbe'ye dönüşmüştür.Türkiye'nin en eski yağlı güreşlerinin yapıldığı yer olarak ta bilinen Gömbe, zamanında Meis ve Rodos gibi adaların tahıl ihtiyacını da karşılamıştır. Sulu elması kadar armut ve cevizi de ünlü olan Gömbe'de, Akdağ'ın doğu yamacından doğan üç büyük kaynak su vardır;Uçarsu Şelalesi,Akçasu,Sıradona…

Gömbe Batı Antalya'nın en büyük merkez yaylası ve Türkiye'nin üçüncü büyük yaylasıdır. Yazın 50.000 civarında olan nüfusu kışın 5000 ' e düşmektedir.Yaklaşık 1500m yükseklikteki bu kasabaya, muhteşem dağ manzaraları eşliğinde küçük köylerin içinden geçen dar bir yoldan, Türkiye' nin en güzel Sedir Ormanlarının arasından geçilerek ulaşılır.Bu orman geçen yıl milli park ilan edilmiştir.

Her türlü meyvenin yetiştiği bir bitki örtüsü, yeşilin değişik tonlarına bürünmüş farklı bir dünyanın habercisidir. Kaş merkezinin tatlı Akdeniz esintisinden serin dağ havasına bu kadar kısa sürede geçiş yapmak insanda düşsel bir his uyandırır. Sahil bölgesi sıcağın etkisi altındayken bile Gömbe' de yorgansız uyunamaz.

Yayla kültürünün önemli merkezlerinden olan Gömbe, suyun tadı ve bolluğu ile meşhurdur. Elmalı ve çevre köylerinin tarımsal sulama ihtiyacı burada yeni kurulmuş olan bir barajdan karşılanmaktadır. Gömbe bu özelliklerinden dolayı tarih boyunca tüm yayla köylerinin alışveriş ve yeme içme merkezi olmuştur

Tarihi panayırı günümüzde de temmuz ve ağustos aylarında kurulmakta; çevre halkının ve ziyaretçilerin de yoğun ilgisine uğramaktadır. Kışların karlı ve soğuk geçmesi nedeniyle Gömbe 'de bu mevsimde nüfus azalırken; yaz aylarında gerek günübirlik gelen ziyaretçiler, gerek Yörük geleneğini haala sürdürerek yazı yaylada geçirenlerden dolayı nüfus kalabalıklaşır.

Muhteşem doğası ve temiz havası nedeniyle yürüyüşçüler için cazibe merkezi olan bu bölgede en gözde rota; Pınarbaşı, Çukurbağ, Akarsu ve devamında da Yeşil Göldür. Adını suyun eşsiz renginden alan Yeşil Göl, dağ havası eşliğinde yürüyüşe çıkmayı özleyen ziyaretçiler için eşsiz bir alandır.Önemli bir trekking merkezidir.

Türkiyede Yörük kültürü bitme noktasına gelmiş olmasına rağmen bölgemizde halen yoğun bir şekilde yaşanmaktadır. Farklı Yörük sülalerine bağlı Yörük obaları kurulmaktadır.Bölge dağlık olmasından dolayı haala karasabanla eşek ve öküzle çift sürülmektedir.Cuma pazarında Yörüklerin dokuduğu kilimler , deri peynirleri,tulumda tereyağı satılmakta bunları almak için Cuma pazarına İzmir ilinden bile müşteri gelmektedir. Beldemiz doğa tutkunları ya da Akdeniz'in kavurucu sıcağından kurtulmak isteyenlerin kaçış noktasıdır.Ortasından dere akar.Bu dere kenarında Anadolu'nun pek çok yerinde örneği bulunmayan panayır alanında yöremizde yetişen endemik bitkiler ile mantarların kurutulmuşu ülkemizce ve dünyaca rağbet gören ürünlerdir.